17 Nisan 2014 Perşembe
Kapadokya
Beşikler vermişim Nuh’a, salıncaklar, hamaklar… Havva Anan Dünkü Çocuk Sayılır, Anadolu’yum Ben! Tanıyor musun? touristica-kapadokya Ustalar böyle birkaç kelimede anlatıverirler, anlatmak istedikleri binlerce senelik Anadolu tarihi ve o binlerce sene ardında bıraktıkları olsa bile. O Anadolu’nun tam kalbinde Kapadokya vardır ki ben de Kapadokya’ya değin yazmaya çalışacağım, Ahmed Arif ustalığıyla olmasa da… Tanrının elinin en bonkörce okşadığı bir sanatkâr edasıyla işlediği yeryüzünün benzersiz coğrafyalarından biridir Kapadokya. Coğrafya demişken, bugün Kapadokya dediğimizde; Aksaray, Nevşehir, Kayseri üçgeni içerisinde kalan, peri bacası oluşumlarının yoğun olarak görüldüğü daha çok turistik bir bölge aklımıza gelir. touristica-kapadokya2Ancak antik Anadolu coğrafyasında Kapadokya hudutları doğuda Fırat nehrine, Kuzeydoğuda daha önceki ismi Kolkhis olan Gürcistan topraklarına, güneyde Toroslara ve Kilikya topraklarına, batıda ise iç Ege’ye kadar uzanan oldukça geniş bir coğrafyayı tanımlar. Kelime manası olarak Pers dilinde ‘’Güzel Atlar Ülkesi’’ mananına gelen ve Katpatuka kelimesinden türediği söylense de, antik dünyanın hiçbir yerinde attan yada eşekten türeyen bir başka yer isiminin bulunmadığını görürsünüz. Etimologlarının genel kabulüne göre Kapadokya ismi Kızılırmak nehrinin bölgeden geçen en büyük kollarında biri Delice çayının daha önceki ismi olan Kappadoks kelimesinden türemiştir. Kappadoks’un çevrelediği yurt mananında Kappadokia demişlerdir. Tabi Persler bu isimlendirmeyi kendi dillerine uyarlayarak Katpatuka demiş olabilirler. Tıpkı bizim Herakleia yerleşimlerinin hepsine Ereğli dememiz gibi. ( Bakınız Bilge Umar, Türkiye’de ki tarihsel isimler) Kapadokya bölgesine girer girmez kendinizi bir masal dünyasında hissetmeye başlarsınız ki bu duygunun sebebi volkanik arazi yapısıdır. 3916 m. yükseklikteki Erciyes ve 3932 m. yükseklikteki Hasan Dağı en ehemmiyetli mimarlarıdır bu coğrafyanın. Volkanların aktif olduğu dönemdeki püskürmelerden dolayı arazide birikmiş ve daha sonrasında yağmur sularının yaptığı aşındırmalara bağlı olarak oluşmuştur Peri Bacaları. Yaradan coğrafyayı tual, volkanları ve yağmurları ise boya ve fırça gibi kullanmıştır sanki. Taşların Altında ki Uygarlık… Peri Bacaları. Kapadokya’yı görmek için yalnızca bu eşsiz tabiat dahi yeterliyken, bölge bu arada arkeoloji, sanat tarihi, dinler tarihi, ve mimarlık açılarından da yüzlerce ehemmiyetli nokta ile donatılmıştır. Bunların en ilginç olanlarından biri bölgedeki yer altı şehirleridir. Gaziemir, Özkanak, Kaymaklı, Derinkuyu ve daha niceleri. Bölgenin en büyük yer altı şehiri Derinkuyu’dur. Otoparkta aracınızdan inip girişe doğru yürümeye başladığınızda acaba neyle karşılaşacağım merakı bütün ruhunuzu kaplar. Tam o sırada tanesi bir liraya bez bebek satan yaşlıca bir kadın yanaşır yanınıza ve bölgenin kendine has şivesiyle size kendi yaptığı bebekleri satmaya çalışır. touristica-kapadokya3Yeraltı şehiri, Peri Bacası vesaire derken birde bez bebeğiniz oluverir. Yeraltı şehirlerinin ilk inşaatı Hititlere kadar uzanmakta. İlk katlar, başka bir deyişle yeryüzüne en yakın olan katlar en daha önceki olanlardır. Öncelikle gıda deposu ve bir çeşit soğuk hava deposu şeklinde kullanıldığı kabul edilmiştir. Alt katlara doğru inildikçe tarih günümüze doğru yaklaşmaktadır. Bunun en güzel ispatı ise hemen her yeraltı şehiri içerisinde bulunan kilise yapıları. Başka bir deyişle yeraltı şehirleri tek bir fasılada yapılmamış, binlerce senelik tarihsel süreç içerisinde değişik dönemlerde değişik topluluklar tarafından eklemeler yapılarak oluşturulmuşlardır. Temel inşaa kasıtı ise tamamiyle savunma ile ilgilidir. Bölgede yaşayan insanlar yalnızca bir saldırıya maruz kaldıklarında veyahut abluka etme altında oldukları geçici dönemlerde yeraltı şehirlerine sığınmışlardır. Peri Bacalarıyla Savunma Sanatı. Katlar arasındaki geçişin son derece dar tüneller ile sağlanıyor olması, düşman askerlerinin şehiri keşfetmesi halinde bu tünellerden ilerlerken silah kullanabilmesini engellemek için yapılan ve yeniden savunma konusunda bir uygulamadır. kapadokya-touristica-kapiBütün tünellerin ağızında da bölge de “tığrız” isimiyle bilinen, değirmen taşı büyüklüğünde taş kapılar bulunmaktadır. Bütün şehirlerin içerisinde tavandan taban bölümüne kadar düz bir hat halinde inen kanallar vardır. Bu kanallar öncelikle şehrin inşaası sırasında ortaya çıkan kazının tahliyesi, sonrasında da havalandırma ve haberleşme kasıtlı olarak kullanılmıştır. Yeraltı şehirlerinin bazılarının tüneller vasıtası ile birbiriyle irtibatlı olduğu bilinmektedir ancak bu tünellerin ehemmiyetli bir bölümü, bölgede yaşanan gasp olayları sebebiyle Cumhuriyetin ilk seneleri itibarı ile kapatılmıştır. Genel uygulamada ilk katlar gıda depoları, topluca yemek yenebilecek büyüklükte mutfaklar, yük hayvanlarının barınmaları için ahırlar - yapılarak, alt katlar ise kilise, okul vs. gibi genel toplanma alanları, şarap yapım havuzları ve kabirlikler gibi bölümlere ek olarak her biri bir çekirdek aileye ayrılmış olan odalar şeklinde yapılmıştır. Şehrin içinde sıcaklık sene süresince sadece birkaç derece farklık gösterdiği için (15-18) her mevsim iskan olarak müsait alanlardır. Yeraltı şehirlerini bölgede bulunan hisarlar ile beraber savunma çarkının en ehemmiyetli dişlileri olarak değerlendirebiliriz. Kim Bilir Sizin Kapadokya Masalınız Nasıl Olacak? kapadokya-touristica-4 Şehiri gezip çıkışa başladığınızda ve nihayetinde gün ışığını yine gördüğünüzde adeta vakitte yolculuğunuzu bitirmiş ve geri dönmüş hissedeceksiniz. Kapadokya’da bir sonraki durağınız belki bir Selçuklu Kervansarayı, belki muhteşem doğası ile çölde vaha tadındaki Ihlara vadisi, belki bir krater gölü, belki de muhteşem litürjik bezemeleri, fresk ve duvar resimleri ile sizi büyüleyecek bir kilise olacak. Kim bilir sizin Kapadokya masalınız nasıl olacak?…
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder